ÜNİTE-1
Adların söz içinde başka kelimelerle girdikleri ilişkilerden kaynaklanan çeşitli durumlarına ne denir?
A ) adın yalını
B ) adın türevi
C ) adsıl
D ) adın durumları
E ) adın öncülü Açıklama :
Özellikle Arapça’dan alınmış kelimeler arasında bu dilin çoğul şekilleriyle yapılmış çok sayıda kelime bulunur. Kullanım yerleri bakımından bunlar, Türkçe çoğul eki almış tekiller gibidirler: لتلر دو devletler = ول د düvelلر , كافر kâfirler = كفار küffâr ya da هكفر kefere gibi. Dolayısıyla birinci ve üçüncü maddelerde verilen sözcükler bu kurala örnektir. Ancak ikinci maddede verilen sözcük soru kökünde verilen kurala uygundur: "Bununla birlikte Arapça’nın çoğulları Osmanlı Türkçesi’nde -lar/ler eki ile yeniden çoğul yapılmıştır; yani çoğuldan çoğul: اصحاب ashâb “sâhibler, dostlar, arkadaşlar” = اصحابلر ashâbłar, الامو emvâl “mallar” = اللر امو emvâllerاشيا , eşyâ “şeyler, nesneler” = اشيالر eşyâłar, ا اسر üserâ “esirler” = الر اسر üserâłar, عمله amele “âmiller, iş erleri, bir işi yapan kişiler” = عملهلر amelelerطلبه , talebe “tâlipler, bir şeyi isteyenler, bir işi öğrenmek isteyenler” = طلبهلر talebelerاف , اطر etrâf “taraflar, yönler” = افلر اطر etrâfłar, تجار tüccâr “tâcirler, ticaretle uğraşan kimseler” = لرتجار tüccârłar, سلاطين selâtîn“sultanlar” = سلاطينلر selâtînlerلات , محصو mahsûlât “mahsûller, ürünler, elde edilen gelirler” لاتلر = محصو mahsûlâtłar gibi."Doğru yanıt B'dir.
Acayip, Arapça "acibe"nin Arapça çoğuludur. Farsça'da yeniden çoğul yapılarak acayibat olarak kullanılmıştır. Cevap A dır. Açıklama :
Arapça’da yer adları fiilden türemedir ve belli kalıplarla yapılır:
مطبخ matbah “mutfak”, مقتل maḳtel “ölme yeri”, مبدأ mebde‘ “başlama yeri”, مكان
mekân “oluş yeri”, مكتب mekteb “yazı öğrenilecek yer”, مسجد mescid “secde edilen
yer”, مسقط mesḳıt “düşülen yer, doğma yeri”, مشرق maşrıḳ “-güneş için- doğma yeri,
doğu”, مطلع matla‘ “-güneş, ay ve yıldızlar için- doğma yeri”, مسكن mesken “oturulan yer”, جملس meclis, منسك mensik “ibadet ve kurban yeri”, مأوی me‘vâ “sığınak”,
مقام maḳâm “duracak yer, durma yeri”, مقرب maḳber “kabir”, منزل menzil “konak”, منزله
menzile “oturulan yer, durak”, مملحه memlaha “tuzla” gibi
Arapça’da da kırık çoğul denilen çoğulların çoğulları vardır: Örnek olarak كالب kilâb ve اكلب eklüb, “köpek” anlamındaki كلب kelb’in iki kırık çoğuludur. Bunların çoğulları da كالبات kilâbât ve اكالب ekâlib’dir. Aynı şekilde “el” demek olan يد yed’in çoğulu ايدی eydî, bunun da çoğulu ايادی eyâdî’dir. Osmanlı Türkçesi’nde يد yed’in kullanılan çoğulu bu olmuştur. Kimi kırık çoğulların ise ikinci çoğul kalıpları bulunmaz. Bunların ikinci çoğulları kurallı çoğul ekleriyle yapılmıştır: صواحبات savâhibât “savâhibler, yani sâhibeler, kadın arkadaşlar” gibi. Açıklama :
A seçeneğindeki kilit anlamında, B seçeneğindeki öküz anlamında, C seçeneğindeki boyun anlamında ve E seçeneğindeki ayva anlamında olup donuk adlardandır.
D seçeneğindeki ise kitap anlamında olup türemiş adlardandır.
Aşağıdakilerden hangisi Farsça yer adlarından biridir?
Açıklama :
Farsça’da iki çoğul eki vardır: ve . Bunlardan ilki canlı varlık adlarının, ikincisi ise cansız varlık adlarının çoklusunu yapar. Osmanlı Türkçesi’nde bu eklerle yapılmış çoğul kelimeler hemen hemen hiç kullanılmamıştır.
Arapça’da da kırık çoğul denilen çoğulların çoğulları vardır: Örnek olarak كالب
kilâb ve اكلب eklüb, “köpek” anlamındaki كلب kelb’in iki kırık çoğuludur. Bunların çoğulları da كالبات kilâbât ve اكالب ekâlib’dir. Aynı şekilde “el” demek olan يد
yed’in çoğulu ايدی eydî, bunun da çoğulu ايادی eyâdî’dir.
Yapılış bakımından ise Arapça adlar donuk (câmid) ve türemiş (müştak) olmak üzere
ikiye ayrılır.
Açıklama :
Farsça’da meslek adları kılıcı (fail) adlarından ی -î ile türetilmiştir. Bu ek Arapça kılıcı adlarına da getirilmiş, onlardan da meslek adları yapılmıştır. Osmanlı Türkçesi’nde bunlar da kullanılmıştır.
Seçenektekilerden hangisi Türkçe’de kelime türetmenin yollarından birisidir?
A ) azaltma
B ) kısaltma
C ) birleştirme
D ) karıştırma
E ) uzatma Türkçe’nin bütün kelime kökleri iki öbek içinde toplanır: isim kökleri, fiil kökleri. Bu iki
öbekte yer alan kelimelerin yapım ve çekim ekleri ayrı olduğu gibi, söz içindeki işleyişleri, kurdukları ilişkiler ve karşıladıkları kavramlar da farklıdır